Arka Bahçesinde Nükleer Reaktör Üreterek Mahalleyi Komple Radyoaktif Yapan Gencin Hikayesi

1975 doğumlu olan ve bilime ilgi duyan David Hahn arka bahçeye nükleer reaktör yaptı ve bütün mahalleyi de radyoaktif yaptı! İşte duyanları şaşkına çeviren gencin öyküsü...

İzci olan David Hahn kendini bildi bileli bilimle ilgileniyordu. Anne babası boşandı. Bunun ardındna kendini yalnızca bu işlere adadı ve sürekli deneyler yapmaya başladı. Dedesinin hediye ettiği “Kimya Deneylerinin Altın Kitabı”nı almasından sonra evlerinin bodrumuna bir laboratuvar kurdu. Büyümeye başladıkça farklı işlerde çalışıp ekipman almak için para biriktirdi.


İzci arkadaşlarının dediğine göre bir gün toplantılardan birine yüzü turuncu renkte geldi. Bunun nedeni kantaksantin denilen bir tür kimyasal pigmentti. Bu maddeyle yapay bronzlaşma yöntemlerini test ediyordu. Başka gün de gece kampında yanlışlıkla toz halindeki bir yığın magnezyumu tutuşturarak etrafı yaktı. Tek istediği havai fişek yapmaktı.


Yaptığı en büyük olay evde kurduğu laboratuvarı havaya uçurmasıydı! Kırmızı fosfor dolu bir kavanozun patlarak hastanelik olduğu söyleniyor.


Çoğu aile elbette çocuklarından artık bu işe bir son vermelerini isteyebilir. Bunun üzerine ev alev aldığında annesi laboratuvarı evin arkasındaki kulübeye taşımasını söyledi. Böylece deneyler artık biraz daha uzakta yapılacaktı.


14 yaşına geldiği zaman izci grubu tarafından verilmiş olan Nükleer Bilim Rozet’ini bir nükleer reaktör modeli inşa edip kazandı. Bu model ona dahiyane bir fikir verdi: Gerçek bir nükleer reaktör üretecekti. Artık daha uzakta olan bir laboratuvarı olan David 2 senede reaktörünü inşa etmeyi başardı.


15 yaşındaki bir çocuk nükleer reaktör üretebilmeyi nasıl öğrenmiş ve gerekli malzemeleri nereden bulmuş olabilir? Önce Nükleer Düzenleme Komisyonu ile iletişim kurdu ve kendini bir fizik öğretmeni olarak tanıttı.


Materyalleri almak için de farklı devlet ajanslarına ve endüstriyel ajanslara bir sürü arama yaptı, mektuplar yazdı ve onlardan radyoaktif malzemeler istedi. Öğretmen kimliğini kullanıp 200 tane duman dedektörü sipariş etti ve bu dedektörlerin içindeki Amerikyum maddesini ayrıştırmak için kullandı.


Karanlıkta parlayan saatler sipariş ederek bunları içlerinde çok az miktarlarda olan radyumu aldı. Lityum elde etmek içinse pillere başvurdu. Uranyumu elde etmek için sıra dışı bir şeye gerek yoktu, doğrudan Çekoslavakya’dan sipariş etti, çünkü tam olarak Sovyetler Birliği zamanına denk geliyordu ve uranyum almak yasaldı!


Tüm bu uranyumlar lityumlar, radyumlar ve biraz bant ile nükleer reaktörünü inşa etmeyi başardı. Başardı ancak bir aya kalmadan David çevredeki radyasyon seviyesinin durdurulamayacak şekilde yükseldiğinin farkına vardı ve reaktörünü sökme kararı aldı.


31 Ağustos 1994 tarihinde gece saat 02.40’da reaktörünü Pontiac’ına yüklemeye çalışırken onu gören bir komşu bir şeyler çaldığını sanıp pnu polise ihbar etti.


Polisler olay yerine gelince, David arabanın radyoaktif olduğunu ve yaklaşmamaları gerektiğini söylediğinde işler daha da sarpa sardı. Arabada atom bombası olduğunu sanan polisler David’i tutukladı


David 2 ay içerisinde serbest bırakıldı çünkü ne polisin ne de Nükleer Düzenleme Komisyonu’nun yargı yetkisi bulunuyordu. David’in laboratuvar’ı regüle edilen bir devlet kurumu değildi, kimse 17 yaşındaki bir gencin nükleer reaktör üreteceğini akıl edememişti.


Bu olaydan birkaç sene sonra nükleer enerji üzerine Birleşmiş Milletler Donanması’nda çalışmak isteyen David işe yeterli beceride görülmedi, evet 17 yaşında bant ve evinin kulübesini kullanarak nükleer reaktör üreten kişi bu..


Ne yazık ki David 2016 yılında, henüz 39 yaşındayken alkol zehirlenmesi yüzünden yaşamını yitirdi.

Ne yazık ki David 2016 yılında, henüz 39 yaşındayken alkol zehirlenmesi yüzünden yaşamını yitirdi.


Aslında bilime ne kadar faydalı olabilecekken ne kadar yazık olmuş...

Aslında bilime ne kadar faydalı olabilecekken ne kadar yazık olmuş...